Hodluyuz.Biz-Artvin Yukarı ve Aşağı Maden Köyleri Sitesi - Anasayfa
Skip to content

Hodluyuz.Biz-Artvin Yukarı ve Aşağı Maden Köyleri Sitesi

MADEN KÖYLERİ

Osman Ilker Osman İlker 1932 yılında Artvin’in Yukarı Hod (şimdiki adı Yukarı Maden) köyünde doğdu. 1952-1981 yılları arasında Türkiye’nin çeşitli yerlerinde öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Hod köylerine (Aşağı ve Yukarı Maden) ilişkin yaptığı birkaç bin sayfalık tarihsel, toplumsal, kültürel araştırmalarını 4 cilt olarak yayımladı. Bir köy hakkında yapılan en ayrıntılı ve geniş çalışma olması açısından önemli bir ilk örnektir. Yazıları çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan Osman İlker ayrıca yöreden birçok türkü derledi, birçok türkünün arşivlere aktarılmasını sağladı.  Details...

Hodlu Sairler Hodlu Şairler Kuzeydoğu Anadolu aşıklık geleneği içinde Artvin'in, Artvin'de de Hodlu şairlerin önemli bir yeri bulunmaktadır. Cuğolu ve Zorlu aşıklarla birlikte, bir bölgede en çok aşık yetiştirme özelliğine sahiptir. Sümmani'nin yetişmesinde dolaylı olarak etkin olan Şamili'den günümüz şairlerinden Murat Muratoğlu'na dek onlarca şairi bağrında barındıran bu vadi, topraklarının azlığıyla ters orantılı olarak gönülleri geniş insanları bugüne taşımıştır. Azerbaycan aşıklık geleneğiyle edebi düzeyde doğrudan bir ilişki yakalamış olan Artvinli halk şairleri, şiiri yapısındaki paralelliğin dışında uzun ve zincirleme şiirin de en büyük örneklerini Hodlu aşıklarla/şairlerle bugüne taşımışlardır. Aşıklık geleneğinde bugüne dek yazılmış/söylenmiş en uzun örnek olan »Dünyanın« adlı şiirle Hodlu Şamili edebiyat araştırmalarına bir ilk olarak geçmiştir. Ne yazık ki yazılı kaynakların olmaması eldeki verilerle yetinmeye zorlamaktadır araştırmacıları. Ancak son 50 yıldan bu yana birçok Hodlu, kendi içinde kalır gibi görünse de daha derli toplu çalışmalar ve derlemelere yönelmiştir. Özellikle Mehmet Koç (1936-2001) »Hodlu Halk Ozanları ve Kalem Şueraları« adlı araştırmasında bu dağınıklığı büyük ölçüde toparlayarak Hod'a ilişkin ilk önemli bir araştırmayı gerçekleştirdi. Ayrıca Osman İlker'in Hod üzerine hazırladığı ve bugüne dek bir köye ilişkin yapılmış en kapsamlı araştırma olan 4 ciltlik kitaplarda da Hodlu şairler hakkında önemli bilgiler bulunmaktadır. Daha sonra ise Bekir Karadeniz'in Artvinli Halk Şairleri adlı araştırmasında Artvin dışındaki tüm kaynaklar da incelenerek Hodlu şairlerin eserleri biraraya toplandı. Kaynak:Bekir KARADENİZ  Details...

Download NFSP!

Hod Muzigi Hod Müziği Hod'un müziğini kültürel yapısıyla birlikte değerlendirince çevresiyle yoğun bir alışverişte olduğu görülür. Aşıklık geleneği içinde önemli insanlar yetişmesine karşın müzik boyutu daha geride kalmıştır. Kafkas aşıklık geleneği ile doğrudan ilişki içinde olan Hod, o yörelerdeki aşıklık geleneğinin olmazsa olmaz bir parçası sayılan bağlamayı aynı boyutta günümüze taşıyamamıştır. Örneğin daha 1800'lü yılların sonuna dek önemle saz şairleri ve söz ustaları yetiştirmiş olan Hod'da son yüzyılda bu gelenek sürmemiştir. Kuzeydoğu Anadolu'nun Kars, Erzurum gibi öteki bölgelerinde aşıklık geleneğinde bağlama çalma yaygın olarak sürmesine karşın Hod'da böylesi örnekler çok sınırlıdır. Narmanlı Sümmani dahil, birçok aşağı konuk eden bu köyde bağlama geleneğinin neden gelişmediğini daha ayrıntılı incelemek gerekmekte kuşkusuz. 1970'li yılların sonuna dek Hod'da yaşayan hemen her iki kişiden biri tulum çaldığı halde başka çalgı bu denli gelişememiştir. Özellikle Cumhuriyet sonrasında Köy Enstitülerinden yetişen birçok Hodlu öğretmen de mandolin çalmayı öğrenmiş olmalarına karşın geleneklere fazlaya uymayan bu çalgıyı zamanla bırakmışlardır. Bir çalgıyla ifade edilebilen ses genişliği aynı zamanda müziğin gelişmesinde etkin olabilmektedir. Tulumun temelde beş ses üzerine kurulu olduğu düşünülürse, yörenin müziğini ifade etmede yeterli olmadığı görülecektir. Hod türkülerindeki temel biçim, oyun havaları olarak belirginleşmektedir. Söz yapısı olarak 7 heceli (mani) olan bu türküler oyun ve genellikle karşılıklı söylenen müzik yapısı geniş olmayan örneklerdir. Bazen eski aşıklardan bazı deyişlerin de söylenmesine karşın genel itibariyle yukarıda sözedilen yapıyı fazlaca zorlamamaktadır. Belki en üzücü yanlardan biri Şamili'den Hıfzı'ya birçok önemli aşık yetiştiren Hod'un bu insanların avazlarına ilişkin herhangi bir veriye bugüne taşıyamamış olmasıdır. Kaynak:Bekir KARADENİZ  Details...

İzlediğiniz Sayfa:Anasayfa
(0 Oy)
Çarşamba, 13 Ağustos 2008
Bu Haber :181 Kez Okundu

Sarp Sınır Kapısı'nda Sıcak Saatler

Gürcistan’dan Türkiye’ye gelenlerin sayısı artırken, çok sayıda Gürcü de otobüslerle ülkelerine dönmeye başladı. Kafkasya’daki çatışmalar nedeniyle Gürcistan’dan Türkiye’ye gelenlerin sayısı arttı. 

Ülkelerindeki çatışma ortamından uzaklaşmak isteyen çok sayıda Gürcü, Sarp Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye girdi.

Türkiye’ye gelen Gürcüler, halkın endişe içinde olduğunu dile getirerek, “Tiflis’ten geliyoruz. Durum çok karışık. Halk çok tereddütte, perişan, korkuları var tabii” sözleriyle bölgede yaşananları özetliyor.

Trabzon’da çalışan Gürcüler de endişeli.. Yakınlarından gelecek iyi haberi bekleyen Gürcü kadınlar, gelişmeleri sadece televizyondan takip edebiliyor.

 
(0 Oy)
Çarşamba, 13 Ağustos 2008
Bu Haber :108 Kez Okundu

Ayılara Karşı Elektroşoklu Çit

Avrupa Birliğince (AB) desteklenen "Kaçkar Dağları Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi" kapsamında Artvin’in Yusufeli İlçesi Küplüce Köyü’ndeki bir arıcının bahçesine, arı kovanlarını başta ayı olmak üzere yabani hayvan saldırılarından korumak amacıyla elektroşoklu çit sistemi kuruldu.

ODTÜ yaban hayatı uzmanı Hüseyin Ambarlı, sistemin, şehir elektriğine bağlanan adaptör veya güneş enerjisi paneli ile çalıştığını belirterek "Elektrik tüketimi oldukça düşük. Elektriğin olmadığı veya sürekli kesintiye uğradığı yerlerde güneş enerjisi panelli olanı kullanmak daha uygun" dedi.

 
(0 Oy)
Perşembe, 03 Temmuz 2008
Bu Haber :153 Kez Okundu
Artvin Kırsalında Kene Tehtidi

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi'ne Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı (KKKA) nedeniyle son 1 ay içinde 35 kene vakası başvururken, son 1 haftada 9 vakanın birden gelmesinin Temmuz ayında bu hastalığın daha da hız kazanacağının habercisi olduğu belirtildi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan KTÜ Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde kene vakaları nedeniyle hastanelerine Gümüşhane, Giresun'un kırsal kesimi, Rize kırsal kesimi ve Artvin illerini kapsayan alanlardan hastaların geldiğini söyledi. Prof. Dr. İftihar Köksal, KKKA hastalarının kendileri dışında diğer üniversite hastanelerine yakın olan yerlerde Erzurum Atatürk Üniversitesi'ne, yine özellikle Giresun kırsalının Sivas'a komşu olan kazalarından da Sivas'taki üniversiteye hastaların gittiğini hatırlattı. Coğrafi olarak bakıldığında Kelkit Vadisi'nin hastalığın hem ilk çıktığı, hem de çok yoğun olarak görüldüğü bir alan olduğunu kaydeden Prof. Dr. Köksal "Bunun dışında, yine sulak alanlar, bilindiği gibi Kızılırmak Vadisi yine hastalığın görüldüğü bir diğer alandır. Bölgemizi ilgilendiren bir diğer alan da Çoruh Vadisi'dir. Hastalığın yaygın olarak görüldüğü alanlar bu kesimde, hastalar bu bölgelerden gelmektedir.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Önemli Sözler

Hodluyuz.Biz-Artvin Yukarı ve Aşağı Maden Köyleri Sitesi Hodluyuz.Biz-Artvin Yukarı ve Aşağı Maden Köyleri Sitesi - Anasayfa
Kullanıcı Adı

Şifre

Remember me?
Kayıp Parola
Hesabınız yok mu?? Kayıt Olun

Son 5 Üye

Renata 05 Jan 2009
Roomma 05 Jan 2009
UtetHeraEndanny 04 Jan 2009
artvınlıyız 01 Jan 2009
yaşargşülkorkmaz 16 Dec 2008

Anketimize Katılın

Yeni Tasarım
 

Birazcık Sohbet...


En güzel flash oyunlar

Sitedekiler